Paçavra bir şehrin, insana muhtaç sokaklarında laf olsun diye dolaşıyorum. Sağımda ve solumda, biçimsiz evlerin soğuk yüzlü duvarları, ayaklarımın altında ise ezilmenin verdiği utancı kaldıramamış, kaldırım taşları. Kimbilir kaç midesi bozuk kişinin kusmalarını kaldırmış, yada kaç ağzı bozuğun tükürmelerine muhatap kalmış. Yol kenarını hiç sormayın, bıkmış usanmış. Üzerine bırakılan tüm pislikleri, dayanamayıp tertemiz bir yağmura havale ederek, aşağı tarafta ki mazgala bırakmış...
Duvarlar biraz eğilmiş, biraz yamulmuşlar. Köşeler incelmiş, kendilerini yer yer köşebentlere bırakmışlar. Yan...