eticaret

2 Farklı Kapıda Ödeme Deneyimi

Bildiğiniz gibi kapıda ödeme seçeneği, e-ticaret sektörüne oldukça ciddi bir hareket getiren ödeme yöntemlerinden biri. Bugüne kadar bu opsiyonu kullanan tüm müşterilerimin ya da şahit olduğum e-ticaret sitelerinin satışları ciddi şekilde arttı.

Kapıda ödeme seçeneği, özellikle ülkemiz gibi hala kredi kartı konusunda şüphesi olan insanlar için müthiş bir çözüm. Ülkemizdeki gelişmiş kargoculuk sistemi artık kapıda sadece nakit değil, kredi kartı ile de ödemeye imkan veriyor ve bu da alışveriş rotasyonuna ciddi bir güç sağlıyor.

Kapıda ödeme yönteminin tüm bu artılarının yanı sıra, operasyonel olarak da bir takım problemleri var. Güvenlik sorunları, iade ya da ürün dönüşünün artması, stok takibinde ortaya çıkarttığı bir takım sorunlar ve muhasebeleşme sorunları belli başlı problemler. Bu nedenle kapıda ödeme yöntemi konusunda oldukça titiz davranmak ve operasyon sürecini netleştirerek olası sorunları daha ortaya çıkmadan önlemek gerekiyor.

Herhangi bir şey satın alacağımda, hem e-ticaret reflekslerini ölçmek hem de siteler hakkında daha fazla bilgi edinmek için genellikle bunu internet siteleri üzerinden yapmaya çalışıyorum. Bu alışverişlerde de genelde kullandığım yöntem kapıda ödeme, operasyonu zor olan bir süreç bir çok e-ticaret sitesi hakkında ciddi detaylar veriyor. Son yaptığım 2 alışverişi de aşağıda paylaşıyor olacağım. Örnekler üzerinden gitmek her zaman doğruya ulaşmak adına daha faydalıdır.

1) Aklında Tut – Şemsiye Siparişi
Geçtiğimiz haftalarda müşterilerimin birinde çalışan bir personelde katana şeklinde şemsiye gördüm. Arkadaşlarımın tamamı, kılıçlara olan merağımı yakından bilir. Hemen ertesi günü internetten bir araştırma yaparak, ürünü aklındatut.com adresinde buldum. Kapıda ödeme yöntemi ile sipariş verdim. ( Sipariş süresince yaşadığım problemleri paylaşmıyorum çünkü bu yazının konusu sadece ödeme ve kargo yöntemi )

Siparişi verdikten sonra ne siparişi üyeliğimde bulabildim ne de sipariş ile ilgili bir e-posta aldım. Siteden de hiç bir yetkili beni aramadığı için görüntüde açık ama gerçekte işlevsiz ve kapalı bir site ile muhatap olduğumu düşündüm. 2 gün sonra kargo gelip, ürünü teslim etti. Sipariş miktarından biraz daha yüksek olan fiyatın yanı sıra, ürün ambalajlaması o kadar kötüydü ki, ürün niteliği çok net olmasa hızlıca reddedilebilecek bir şekilde kutulanmıştı.

2) Marcamarca – Kıyafet Siparişi
Bildiğiniz gibi bir süredir milliyet, hürriyet ve benzeri birkaç tane büyük potansiyele sahip sitelerin iş birliği yaptığı bir özel alışveriş klübü var, ismi de marca marca. Gerek isim, gerek fonksiyonalite gerekse tasarım olarak daha önlerinde uzun bir yol olan bu siteden bir ürün siparişi verdim. 6 aralık 2011 tarihinde verdiğim sipariş nedeniyle, 7 aralık 2011 tarihi akşamında aranıp doğrulama istendi. Doğrulamayı yaptım ve ürünü beklemeye başladım.

Bu arada yine ürünü hesabımda göremedim. Aradan bir iki hafta geçtiği halde hiç bir şey gelip gitmediği için firmaya e-posta ve iletişim formu yöntemleriyle ulaşmaya çalışıp siparişimin akıbeti hakkında bilgi almak istememe rağmen cevap bile alamadığımdan yine bir facia ile sonuçlandığı düşündüm. Hatta sipariş ile ilgili gelen bilgilendirme e-postasını bile sildim.

Ben sipariş verdikten tam 30 gün sonra, bir gün bir kargo görevlisi arayıp siparişimi teslim etmeye çalıştığını iletti ve bir şekilde buluşup siparişi teslim aldım.

2 Deneyimden Çıkarılması Gereken 3 Ders

 

1) Mutlaka Doğrulama Yapın
Kapıda ödeme yöntemi e-ticaret siteleri için güvenlik açısından büyük bir risk taşımaktadır. Hiç bir güvenlik mekanizmasından geçmeyen siparişler, mutlaka sipariş sahibinden doğrulama almadan gönderilmemelidir. Bu doğrulama bir faz olarak siparişin düşmesi ile hazırlanması arasına yerleştirilmeli ve sipariş ekrana düştükten hemen sonra müşteriye en kısa sürede ulaşılarak sipariş teyit edilmelidir. Ne kadar geç müşteriye ulaşırsanız, müşterinizin alışverişten cayma riski de o kadar artar. Özellikle temel ihtiyaç malzemeleri satmıyorsanız, müşterinizin heyecanla aldığı ürünü, o heyecanı kaçıp yerini pişmanlığa bırakmadan aramak ve teyit etmek gerekir.

2) Doğrulama Detaylı Olmalı
Kapıda ödeme yöntemi için müşteri arandığında, bu laf olsun diye değil, detaylı ve kibarca yapılmalıdır. Özellikle ürünün müşteriye ulaşacağı tarih mutlaka en yakın şekilde tahmin edilmeli ve müşterinin o zaman diliminde, siparişi teslim alacağı lokasyonda olması için ricada bulunulmalıdır. Zira bu yöntemin en büyük sorunlarından biri de, müşteri bulunamadığı için kendi kendine dönen ürünler olmaktadır. Kapıda ödeme yöntemi kullanıyor ve belirsiz süreçlerde ürün gönderimi yapıyorsanız, return oranlarınız mutlaka ama mutlaka olması gerekenin çok üzerindedir.

3) Müşteriyle İlişkinizi Koruyun
E-ticaret siteleri zaten herhangi bir müşterisi her zaman iletişimi en üst düzeyde tutmak durumundadır. Ama eğer kapıda ödeme yöntemi ile ürün sattığınız bir müşteriniz var ise, normalin de üzerinde özen göstermek zorundasınız. Çünkü ödeme yapmamış bir kişi sizin müşteriniz değil, sadece potansiyel müşteridir. Eğer ürünü kabul etmez ya da almamayı seçerse, size ekstra kargo ve stok maliyetine neden olan bir negatif potansiyel taşımaktadır. Bu nedenle zaten siparişin her aşamasında müşterinizi bilgilendirmek zorunda olduğunuzu varsayılan olarak kabul ederken, ürün tedariğinde gecikiyorsanız da, mutlaka müşterinize telefon yolu ile ulaşarak durumu ifade etmeniz gerekmektedir.

Özet
Kapıda ödeme yöntemi ve diğer yöntemler ülkemizde her geçen gün ilerleyerek devam edecek. Her türlü operasyonu sisteme ve disipline oturtmak, e-ticaret gibi hızlı ve hatasız hareket edilmesi gereken zeminde oldukça büyük öneme sahip. Şundan hepimiz emin olmalıyız ki, sipariş sonrası müşteriye bir şekilde eziyet eder ya da memnuniyetsizlik yaşatırsak, bu e-ticaret pazarını ya da müşterisini etkilemez. E-ticaret yani normal ticaretin evrim geçiren hali o kadar hızlı ilerliyor ki, bugün müşterilerinize yaşattığınız tüm sorunlar sadece sizi etkiler ve daha az müşteriniz olmasına yol açar. Umarım bu tarz hatalar yapan siteler en kısa sürede deneyimlerini daha iyileştiriyor olurlar.

la SENZA Türkiye Sitesini Açtı

la SENZA, Türkiye, de lasenza.com.tr adresiyle açılmış durumda. Bu markanın bir kaç yıldır Türkiye e-ticaret pazarına girmesini beklediğim için, ilk fark ettiğimde heyecanlandım. Sonrasında ise İngiltere e-ticaret piyasasında kendi alanında ciddi bir yere sahip olan firmanın Türkiye sitesi, açıkcası beni hayal kırıklığına uğrattı.

İç giyim sektöründe, gerek model kullanımları, gerek teknolojinin getirdiği nimetlerden faydalanma, gerekse doğru vitrin hazırlama konusunda ciddi bir deneyimi olan firmanın herhangi bir ülkede böyle bir e-ticaret sitesi açmasını ben kabul edemiyorum. Aynı firmanın İngiltere’ deki başarıları öyle bir hale gelmişti ki, Victoria’s Secret tarafından satın alınma süreçleri başlamıştı. ( Akibetini takip edemedim. )

Bu markaya, kadınlara nasıl sesleneceğini çok iyi bilen, hangi ürünü nasıl bir modelle bile kullanacağını iyi ayırt eden .co.uk uzantılı bir sitesi varken, elektronik ürün satıyormuş gibi ürünlerini gösteren, özensiz fotoğraflara sahip ve işlem yaptırmayacak derecede yavaş .com.tr sitesi yakışmıyor.

Daha fazla yorum yapmadan, Türkiye gibi büyük potansiyele sahip bir ülkede bu tasarım ve kurguyla e-ticaret sitesi açtıkları için la SENZA Türkiye yetkililerini alkışlıyorum…

E-Ticaret Siteleri İçin Seo Tavsiyeleri

Eğer bir elektronik ticaret sitesi sahibiyseniz, Google ile iyi geçinmek zorundasınız. Sebebi ise gayet 4 adımlı basit bir navigasyona dayanıyor.

1) İnternet üzerinden alışveriş yapma her gün daha artan bir hacme sahip.
2) İnternet üzerinden alışveriş yapan kullanıcılar, alacakları ürünleri arama motorlarında arıyorlar.
3) Bu aramaları Google domine etmiş durumda.
4) Google da çıkan sonuçlarda insanlar ağırlıklı olarak ilk 3 sonuca tıklıyorlar.

Haliyle internet üzerinden bir ürün satıyorsanız ve bir marka değeriniz yok ise, durum çok daha vahim hale geliyor. Arama Motoru Optimizasyonu ise bugüne kadar defalarca duyduğunuz, 10 yaşından 50 yaşına kadar bir çok kişinin yaptığını iddia ettiği, her yerde sürekli konuşulan bir konu. Bu kadar yaygın konuşuluyor olmasının sebebi, oldukça da önemli bir yeri olması. Aşağıda yazacağım maddeler yıllardır seo rekabetinin üst düzeyde olduğu ülkelerde çalıştığım firmalarda edindiğim tecrübelerdir.

1) Kelime Hiyerarşinizi Belirleyin
E-ticaret sitenizi henüz açmadan önce, ne satacağınızı ve güçlü olduğunuz ürün gruplarını ortaya koyun. Bunların doğrultusunda sizi en iyi ifade eden 3 kelimeyi seçin. Bu üç kelimenin yanına ürün grubu ya da çeşitlerinize göre güçlü olduğunuz sınıfları belirleyerek en az 7 tane daha kelime belirleyin. Ardından bu 10 kelimenin internette nasıl aratıldığını, hangi yoğunlukta aratıldığını ve hiyerarşinizi seo stratejistiniz ile birlikte belirleyerek en az 10 kelime olmak üzere, sitenizin kelime hiyerarşisini çıkartın.

2) SEF ( Search Engine Friendly URL ) Stratejinizi Belirleyin
Kategori, etiket, ürün, sabit ya da dinamik içerikleriniz dahil olmak üzere sitenizde yer alacak tüm içerik sınıflarının tarayıcı çubuğu adres satırında nasıl görüneceğini baştan belirleyin. Bunu bir stratejist ile yapmaya özen gösterin. Zira oluşturulacak url adresleri, her e-ticaret sitesine göre değişkenlik gösterebilir. Kategori ya da markanın önem derecesine göre ürün url adreslerine dahil edilebilir ya da fazla ürün çeşidine sahip firmalar için daha yalın kullanımlar ortaya çıkabilir.

3) Rakamlardan Kaçının
Gerek url adreslerinizde, gerek ürün tanımlarınızda, gerek içerik, gerekse medya dosyalarınızda mümkün olduğunca rakamlardan kaçının. Rakamların zorunlu olduğunu iddia eden programcılarınızı sallamayın ve onların yetersiz programcılar olduğunu aklınızın bir yerine yazın. Her türlü paylaşım ve teknik yayımda mümkün olduğunca arama kelimelerini içerebilecek ve tanımlanıp bulunabilecek kelimeler üzerine gidin.

4) Kategori ve Ürün Bilgileri
Kategori, Marka, Koleksiyon ya da Ürün bilgilerinizde kullanacağınız başlık, açıklama ve etiketlerinizi doğru seçin. Bu konuyu asla hızlı geçmeyin. Her bir sınıf için google da nasıl aranıyor inceleyin ve oradan çıkacak ilgili sonuçlara göre düzenlemeler yapın.

5) Sosyal Paylaşımları İhmal Etmeyin
Ürünlerinizi ya da her türlü içeriğinizi paylaşılabilecek hale getirin. 2010 yılının ilk çeyreğinde fırtına gibi esmeye başlayan Google’ ın panda algoritması sayesinde paylaşım konusu artık çok daha önemli. Facebook, Twitter, Google Plus gibi yoğun tüm sosyal sitelerin paylaşım araçlarını ( widget ) kullanın. Eğer sizinle ilgiliyse linked in paylaşılarını da es geçmeyin. Sosyal platformlarının arama motoru optimizasyonuna yoğun etkisi olduğunu unutmayın ve bu sosyal platformlarındaki hesaplarınızı aktif olarak kullanın, kullandırtın, etkileşime geçin. Bütçeniz müsait ise sadece bu konu için bir çalışan istihdam edin ya da sosyal medya ajansları ile çalışın.

6) Yorumların Gücünü Unutmayın
Mümkün olduğunca ürünlerinizin yorumlanmasını sağlamaya çalışın. Altyapınızda yok ise eklettirin. Ürün yorumlarını teşvik edecek kampanyalar düzenleyin. Google’ ın geçtiğimiz haftalarda facebook yorumlarını da indekslemeye başlamasından sonra, facebook yorumları konusunu da oturup düşünebilirsiniz.

7) Kodlamanıza Önem Verin
Sitenizin altyapısının Google örümceklerinin anlayabileceği, yorumlayabileceği standartlarda olmasına özen gösterin. H1, H2, H3, ALT, TITLE ve sayfalar için TITLE, DESCRIPTION tanımlamalarının doğru yapıldığını kontrol ettirin. ( Asla yapan kişiye değil bir başkasına kontrol ettirin ) Aynı şekilde 301, 404 sayfalarınızın doğru kullanıldığından, canonical gibi tanımlarınızın da yapıldığından emin olun. Ajax ya da flash uygulamaların hiç bir zaman indekslemenizin önüne geçmeyeceğinden emin olun.

8) Medya Dosyaları İsimlendirilmesi
Fotoğraf, video ya da diğer tüm medya dosyalarınızın dosya isimlerini ve tanımlarını kontrol ettirin. Bu tanıtım dosyalarının hepsinin, tanıttığı ürün ya da kategori ne ise onunla aynı ya da benzer isimlere sahip olmasını sağlayın. Yukarıda bahsettiğim gibi rakamlardan kaçının.

9) Google XML Entegrasyonları
Google webmasters tools hesabını açın ya da açtırın. Bu hizmet sayesinde sitenizin tüm XML sitemap ini yükleyebilir ve Google örümceklerinin işini kolaylaştırabilirsiniz. Hatta yoğun yeni ürün girişi yaptığınız dönemlerde indekslenme hızını arttırabilirsiniz. XML dosyalarınızı Google ile entegre ederken, sadece html adreslerini değil, fotoğraf ve video gibi medya dosyalarınızın da XML olarak aynı alana sunulduğundan emin olun. Google Merchant Center’ ın aktif olduğu bir ülkedeyseniz sakın bu fırsatı da kaçırmayın ve düzenli oluşturulan XML bilgisinizin Merchant Center tarafında oluşturulmuş zaman ayarları ile otomatik olarak alındığından emin olun. Bu konularda yazılımcılarınızın seo stratejistinizi ya da sizi manipüle etmesine izin vermeyin.

10) Hemen Çıkış Oranı ( Bounce Rate ) Verinizi Kontrol Edin
Tahmin ettiğinizin aksine, Google siteniz hakkında çok fazla bilgi toplayan ve değerlendiren bir algoritmaya sahip. Bu yüzden Google Analytics aracılığı ile sitenizdeki hemen çıkma oranlarınıza dikkat edin. Bu oranın yükseldiği sayfalarınızda neyin yanlış gittiğini bulmaya ve düzeltmeye çalışın. Unutmayın ki, sitenize giren ziyaretçiyi mutlu edemiyorsanız, Google ı da mutlu edemezsiniz.

11) İçerik, İçerik, İçerik
Sitenizin içeriğine önem gösterin. Panda algoritması ile birlikte içerik, artık arama optimizasyon konusunda en önemli detaylardan biri. Arama motoru optimizasyonunun yanı sıra, bir e-ticaret sitesi için içerik hayati konudur ( ki buna başka bir yazı da değineceğim ) Ürün içeriklerinizi özenli, düzenli ve geniş yazın. Yazamıyorsanız içerik ajansları ile görüşüp keyword mapping yaptırarak yazdırın. Sattığınız ürün grupları, markaları ve koleksiyonları ile ilgili düzenli içerik ürettirin ve yayınlayın. Bu içeriklerin özgün ve düzenli olmasına da ekstra özen gösterin.

12) Site Hızı
Google Analytics deki site hızı entegrasyonunu, programcılarınıza yaptırın. Bu sayede her gün sitenizin hızını kontrol edebilirsiniz. Sitenizin yavaş olmamasına özen gösterin. Hem optimizasyon için hem de satış oranlarınızın artması için sitenizin hızı oldukça önemlidir. Bu konuda mümkün olduğunca sitenizi hem programsal olarak, hem altyapı olarak hem de fotoğraf boyutlarınızı optimize ederek hızlandırmaya çalışın.

13) Description Etiketlerinizi Düzenleyin
Google daki arama sonuçlarınızda URL adresinizin altında yayınlanan Açıklama satırı ( ki bu satır aksi bir durum olmadığı sürece sitenizin kodlarındaki Metatag Description tanımıdır ) önemlidir. Bu açıklama satırında anahtar kelimelerinize özen göstermekle birlikte spam yapmayın. Aksine insanların tıklamasını teşvik edecek ama yanıltmayacak, aynı zamanda da anahtar kelimeleriniz ile bütünleşen akıllı cümleler oluşturun. Yapamıyorsanız, yapan ajanslara parasını vererek yaptırın, ihmal etmeyin.

14) Sıralamalarınızı Kendiniz de Takip Edin.
Teknik çalışanlarınıza Google Analytics hesabınız ile Google Webmaster Tools hesabınızı entegre ettirerek, arama sonuç sorgularını aktif ettirin. Bu sayede analytics de yer alan Arama Sorguları sekmeleri altından, hangi kelimede kaçıncı sırada çıktığınızı bizzat kendiniz de kontrol edin. Kiminle çalışırsanız çalışın, bu konu sitenizin en önemli konularından biri olduğu için mutlaka vakit ayırıp bizzat kendiniz de kontroller yapın.

15) Doğru İnsanlar ile Çalışın
Sitenize gelecek kısayol inşaasında ( Link Building ) doğru insanlar ile çalışın. Burada çalışacağınız kişi ya da kurumlar ile onları kontrol edecek mekanizmaları ya da kişileri ayrıştırın. Önemi değişmiş olsa bile sitenize gelece linkler halen önem arz ettiğinden PR şirketiniz dahil sizi tanıtacak tüm metinlerde bu konunun önemini unutmayın. Tekstil ürünleri satıyorsanız, moda blogları ile iyi geçinin ve sizden bahsetmelerini ve size link göndermelerini sağlayacak kampanyalar ya da hediyeler oluşturun.

16) Analytics Hesabınızı İyi Kullanın
Sitenize arama motorlarından gelen tıklamalarda insanlar sitenizde satılan ürün ya da gruplarını nasıl arıyorlar inceleyin. Her ay düzenli olarak bu incelemeyi yapın ve çıkan anahtar kelimelerden uygun olanları değerlendirin.

17) Geleceğe Çalışın
Google Trends ya da Google Insight sayesinde dönemlik aramaları ve anahtar kelimeleri kaçırmayın. Üç ay sonra yükselecek bir arama eğer sizin ürün portföyünüzü içeriyorsa, o kelimeyi önplana çıkarıcı çalışmalarınıza hız verin.

18) Abartmayın
Optimizasyon çalışmalarının asla sitenizin kalitesini bozmasına ya da müşterilerinizi rahatsız edecek düzeye gelmesine izin vermeyin. Leptop kelimesi çok aranıyor diye, Dizüstü Bilgisayarlar kategorinizi leptop yapmayın. Tüm optimizasyon çalışmalarında Google ‘ ın sizden istediği en önemli şeyin, müşterinizi ve ziyaretçilerinizin gezmekten ya da alışveriş yapmaktan hoşlanacağı ve hatta dolaylı olarak paylaşacağı bir site yaratmak olduğunu her zaman aklınızda bulundurun.

19) Bıkmayın, Yılmayın
Optimizasyon çalışmalarınızı hiç bir zaman bırakmayın. Bu konuda istismar edilmiş olsanız bile, yorulup vazgeçmeyin, başka birine ya da kuruma yönelin. İstatistikleri, takipleri bizzat kontrol etmeyi unutmayın. Hiç bir şeyin, sizi optimizasyon planınızı durdurmasına izin vermeyin. Bu konuda herkesin her gün yeni bir olay deneyimlediğini ve Google ‘ ın da sürekli algoritmasını iyileştirdiğini unutmayın ve sürekli takipte olun.

20) Fırsatı Kaçırmayın
Bugün Amerika ya da Avrupanın bazı ülkelerinde arama sonuçlarındaki rekabetin alt kategorilere kadar indiğini düşünürsek, Türkiye’ nin mevcut boşluğunu kaçırmayın. Ülkemizde henüz çok temel kelimelerde bile rekabet az ve düzenli optimizasyon strajesine sahip olan çok az şirket var. Bir kaç yıl ( belki daha erken ) içerisinde ülkemizde de bu rekabetin yoğunlaşacağını unutmadan, günümüzdeki fırsatı kaçırmayın. Hiç bir konuda geç kaldığınız düşünmeyin.

Son olarak, arama motoru optimizasyonu konusunda ben dahil hiç kimsenin otorite olmadığını unutmayın. Size bu konuda garanti veren kurum ya da kişilerden uzak durun. Google’ ın hiç bir zaman algoritmasını açıklamadığını, arada sırada site sahiplerine ve geliştiricilere bu konuda öğütler verdiğini bilin. Kandırılmayın ama kandırılırsanız bile yılmayın. Google ‘ ın bu konudaki tüm yol gösterimlerinin, insanların aramalarında size daha kolay ulaşması için gerekli teknik dökümanlar ve sitenize ulaşan kişilerin daha iyi bir gezinim ve alışveriş deneyimi yaşatması konularından dışarı çıkmadığı unutmayın.

Unutmayın ki, sitenizi ne kadar kaliteli hale getirirseniz, optimizasyonunuz o kadar güçlenecek ve arama sonuçlarınız etkilenecektir. Optimizasyon sürecinde yaptıklarınız, arama sonuçlarınızı etkilemekle kalmayacak bunun yanı sıra insanların sitenizde daha çok gezinmesini, paylaşmasını ve satış oranlarınızı da arttıracaktır.

 Scroll to top