sami guzel

Neredesiniz?

1Kasım

Çok önemli olduğu için, yine aynı konudan bahsedeceğim. Malatya Çocuk Esirgeme Kurumu bünyesinde yaşanan vahşetten…

 

Sadece Malatya Ç.E.K. bünyesinde mi bu problemlerin yaşandığını zannediyorsunuz? Tek insanlığını yitirmiş kişiler, orada bulunan çocukları dövenler miydi sizce? Başka hiçbir yerde yok mu bu insanlık dışı eylemi gerçekleştirenler?

 

Aksine her yerde var. Kimi çocukları dövüyor. Kimi orası burasını sıkıştırıp, morartıyor. Kimi ise, çocuklara götürülen hediyeleri, oyuncakları hatta çarşafları bile alıp evlerine götürüyorlar. Bağış yaptığınız paraya televizyon alıp, odasında izleyen yöneticiler mi ararsınız yoksa o parayla kendine giyecek alan bakıcıları mı?

 

Biraz bu kurumlar ile ilgisi olan herkes, yardımsever derneklerde gönüllü olan tüm dostlarımız isyanları oynuyor. Çünkü birçok kurumun çiftlikten farkı yok. Sadece yuvalarda değil, doğumevlerinde de aynı hadise var. Parası olmayıp doğum yapmaya gelen köylü kadınlara yapılan davranışlar işkenceden bile öte… Çünkü bakıcılar sadece para ile laftan anlıyor. Cebine harçlığını koyarsanız gelip odanızı temizliyor ya da size ilgi gösteriyor. Hiç biri pedagoji eğitimi almamış. Hatta neredeyse tüm çoğunluğu, ‘pedagoji’ kelimesinin ne anlam ifade ettiğini bile bilmiyor…

 

Akıl hastanelerinde kimse isyan edemiyor. Dayak yediğinin bile farkında olmayan aciz insanlar acımasızca dövülüyorlar. Devlet hastanelerinde ya da sigorta hastanelerinde fakir fukara insanlara her türlü kötülük yapılıyor. Birçoğuna ‘öküzler’ diye hitap ediliyor. Çocuk yuvalarında, annesiz babasız çocuklar dövülüyor. Üstelik çocuklar dayak yerlerken “Anne!!..” diye feryat ederek ağlıyorlar. Eğitimsiz, cahil ve insanlıktan nasibini almamış birçok bakıcı, göz göre göre insanlarımıza zulüm ediyor…

 

Peki, sadece onlar mı suçlu? Tüm bunları bildiği halde, hiçbir şey yapmayan ve rahatça yataklarımızda uyuyabilen bizler suçlu değil miyiz? Öksüz bir bebeğin, acımasızca dövülürken çaresizce “Anne…” feryadını gördüğü halde, kanal değiştirerek sevdiğimiz diziye geçen bizlerde, en az o kötülüğü yapan kişiler kadar sorumlu değil miyiz? Onlar kadar insanlığımızı kaybetmemiş miyiz? Sakın günah keçisi aramayın, bu suç hepimizin…

 

İsyan etmeden önce sorumu yanıtlayın, neredesiniz?

 

Hey, altın günü yapan hanımlar. Size sesleniyorum. Neredesiniz? Her oturmanızda topladığınız altın ya da euro birikimleri ile bu kurumlardan herhangi birine özel bakıcı tutsanız? Bu para ile her ay en azından 2–3 özel bakıcının maaşını rahatlıkla ödeyebilirsiniz. Çay içme ve sohbet keyfinin yanına böyle bir iyilik sıkıştıramaz mısınız? Hiç değilse ayda bir gün bile, bu oturmalarınızdan bir tanesini bu kurumda yapamaz mısınız? Hayır derseniz, kendinizden utanabilirsiniz…

 

Hey, milyarca lira parayı sadece davetiye için harcayan zenginler. Neredesiniz? Beş yıldızlı otellerde yaptığınız düğünlerden kısacağınız çok ufacık bir rakam ile bu kurumlara özel bakıcılar, denetleyiciler ayarlayamaz mısınız? Üstelik bir günlük yaptığınız israfın onda birini kısıtlasanız, o bakıcının bir yıllık maaşını ödeyebilirsiniz. Bu teklife ne dersiniz? Ufacık bir yardım bile olsa, bunu ‘aciz’ insanlarımıza yönlendiremez misiniz? Hayır derseniz, kendinizden utanabilirsiniz…

 

Hey, yeni son model spor araba alan iş adamları. Neredesiniz? Arabanızı haftada 5 defa değil de, 3 defa yıkatsanız ve aradaki fark ile akıl hastanelerinde bulunan ‘çaresiz’ insanlarımıza biraz daha iyi şartlar sağlasanız olmaz mı? Hiç olmazsa kaçırdığınız verginin karşılığı olarak önce insanlığa, sonra da devlete böyle ufacık bir iyilikte bulunamaz mısınız? Arabanıza kurdurduğunuz ses sisteminin bir hoparlör eksiği olsa olmaz mı? Olmaz derseniz, kendinizden utanabilirsiniz…

Hey, başbakanım, bakanlarım, milletvekillerim. Neredesiniz? Oğullarınızı Amerika’ da okutmaya gönderen iş adamlarından bu yardımları isteyemez misiniz? Yahut sattığınız zaman çok yüksek meblağlar eden konutlarınızdan bir dairenin kirasını bu hizmete ayıramaz mısınız? Bu özel bakıcılık sistemini yasalaştıramaz mısınız? Yahut tüm bu kurumlara birer kamera koyamaz mısınız? Her kurumda oluşacak birkaç kamera ile bu işi kökten çözemez misiniz? Unutmayın ki; sadece size oy verenlerin değil, bu ülkede yaşayan tüm halkın vekili ve liderisiniz. Eğer ‘çaresiz’ ve ‘aciz’ canlıları unutursanız, bunun hesabını bir gün çok kötü ödersiniz. Yok, ben böyle işlerle uğraşmam; yuvalardaki dövülen çocuklar, hastanelerde kötü muamele gören vatandaşlar yahut oradan oraya itilen yaşlılar umurumda değil derseniz… Siz de kendinizden utanabilirsiniz…

 

Bir gün bu yaşam sona erdiğinde, unutmayın ki sadece yaptıklarımızdan değil yapmadıklarımızdan da hesaba çekilecek ve utanacağınız. Hiçbir zaman utanmamanız dileklerim ile…




Arama


Anket
Aduket Nedir?
  • Ülke İsmi     %3
  • Ryu Hareketi     %80
  • Bir Meyve İsmi     %2
  • Oryuken Gibi Bişey     %7
  • 2000 Yapımı Film     %9
Linkler

RSS

Valid XHTML 1.0 Transitional

Valid CSS!

sami guzel
bill adama

kara thrace

number 6 ( caprica )