sami guzel

Domuz Gribi Paranoyası

17Kasım

  Bir domuz gribi havası, aldı başını gidiyor. Sadece ülkemizde de değil, neredeyse tüm avrupada aynı tarışmalar aynı laflar dönüp duruyor. Domuz gribi hakkında üretilen komplo teorileri, aşı giderleri, saçma sapan yorumlar ve spekülasyonlar da olaya katılınca, tam bir bilgi çöplüğü oluştu. Tüm bu bilgi çöplüğü arasında, bu hastalığı geçirmiş biri olarak, bilgilerimi paylaşmak istedim.

Domuz gribini daha iyi anlamak için, öncelikle gribin ne olduğunu anlamamız gerekiyor. Grip dediğimiz hastalık, influenza isminde, dünyanın baş belası olan bir virüsten meydana gelmektedir. Viral bir hastalıktır. Her yıl 500 milyondan fazla insan bu hastalığa yakalanmakta ve binlercesi malesef hayatını kaybetmektedir. Influenza' yı dünyanın baş belası olarak tanımlama sebebim, bu virüse karşı net bir çare üretmenin mümkün olmamasından kaynaklanmaktadır.

Virüs, her yıl mutasyon geçirmekte ve bazen ciddi tehlike oluşturabilecek boyutta güçlenerek tekrar gelmektedir. Bu nedenle, her yıl aşısı yenilenir ve dağıtılır. Testleri yapıldıktan sonra piyasaya sürülerek, insanların korunması için önlemler üretilir. 1918-1920 yılları arasında İspanyol Gribi olarak bilinen bir grip virüsü 18 ay içerisinde 100 milyona yakın insanı öldürmüştür. Bu da o dönemki insan nüfusunun %5' ine tekabül etmektedir. Kısacası, influenza hafife alınacak bir olay değildir.

Peki, abartılmalı mı? İşin bir de bu boyutu var. Günümüzde domuz gribini kanserle eşit tutan insanlar var. Aylardır gündemden düşmemesinden dolayı o kadar korktular ki, ne domuz gribimi oldun deyip kaçışıyor ya da sana ölecek gözüyle bakıyorlar. Buradaki yanlış anlamayı düzeltmek gerekiyor. Domuz gribini bu yazıyı okuyan bir çok kişi bile atlatmış ama fark etmemiş olabilir.

Influenzanın bu yıl ki varyasyonu olan H1N1 yani domuz gribi, pandemimdir. Normal gribe göre inanılmaz hızlı bulaşma yetisine sahiptir. Bağışıklık sistemi zayıf olan insanlarda hızla zatürre, beyin iltihabı gibi ölümcül hastalıklara yol açabilmektedir. Bu hastalığın diğer bir problemi ise, risk grubunda olmayan insanlarda da aniden ölüme götürücü sonuçlar doğurabilmesidir. Bu yazıyı yazdığım gün itibariyle Türkiye' deki ölümlerin %50 si risk grubunda olmayan insanlarda gerçekleşmiştir.

Domuz gribi, normal gripten farklı olarak burun akıntısı ile başlamıyor. Aniden bastıran bir ateş ile ilk belirtilerini verip, devam ediyor. 3 gün boyunca, burun akıntısı, balgamlı öksürük ya da boğaz ağrısı olmaksızın 38 dereceden yüksek bir ateşle insanı mahvediyor. Bu süreç, hastalığın en ama en tehlikeli olduğu dönemdir. Aynı süreçte, inanılmaz bel ve kas ağrısı meydana geliyor. Ayağa bile kalkmak mümkün olmuyor. 3. günden sonra başlayan burun akıntısı ise, hastalığın iyileşme sürecine girdiğini belirtiyor.

Buradan yola çıkarak, bu ilk 3 güne çok dikkat etmeliyiz. Bu süreç içerisinde aşırı ateş ( 39 dereceyi geçen ) , kusma, ishal, nefes darlığı gibi belirtiler baş gösterirse, hiç ama hiç oyalanmadan bildiğimiz en güvenilir sağlık kuruluşuna başvurmalıyız. Bu belirtiler yoksa, bol C vitamini takviyesi ve Theraflu ilacını düzenli kullanarak evde dinlenmekte bir sakınca yok.

Benim geçirdiğim hastalık, biraz ağır geçti. 3 gün boyunca ağrı, ateş ve halsizlik ile mücadele ettim. Bu süreçte durmadan mandalina ve kivi yedim : ) Vitamin yüklemesi ve Theraflu sayesinde 3. günden sonra burun akıntısıyla başlayan iyileşme sürecine girdim ve 5. günde tamamen atlattım. 

Konu domuz gribi olunca, ister istemez, aşı mevzuuna da girmek gerekiyor. Yurtdışındaki müşterilerimden öğrendiğim kadarıyla, aşı karmaşası sadece ülkemizde değil, avrupada da yaşanıyor. Elbette oradaki hiç bir başbakan çıkıp ben vurunmam, yan etkisi var demedi. Fakat 50 milyar dönmüş bir sektörün olası komplo teorileri her yerde dolaşıyor. 

Öncelikle, başbakanın ürettiği, ABD aşısı, Türkiye aşısı konusuna gelelim. Bu halk tarafından tamamen yanlış anlaşıldı ve başbakanın da saçmalaması sonucu yanlış anlaşılma giderek büyüdü. ABD de kullanılan aşı evet, Türkiye' den hatta tüm avrupadan farklı. Sebebi de, aşıyı daha önce ürettirmiş ve argesini yaptırmış olmaları. Canlı virüs içeren bu aşı, avrupa tarafından kullanılan aşıdan daha riskli. Bu nedenledir ki, ABD ' de ilerde Avrupa' da kullanılan aşılara geçiş yapmayı planlıyor. Türkiye' ye gelen aşılar ise, tüm avrupa ile aynı niteliği taşıyor.

Peki, aşı olmalı mıyız? Benim gibi bu hastalığı atlattıysanız ya da herhangi bir şekilde son 1-2 ayda grip olduysanız gerek olmadığı kanaatindeyim. Zira bu yıl yaşanan griplerin %98 i H1N1 yani domuz gribidir. Aşı, zaten zayıflatılmış virüs olduğu için, gerçek hastalığı geçirmiş birinin aşı olması gereksizdir. 

Yan etkisi konusuna gelince, elbette yan etkileri olabilir. Ama bu ne derecede ve sıklıkla görülmektedir. Kullandığımız her ilacın yan etkilerini düşünecek olursak, eğer risk grubundaysak düşünmeden aşıyı yaptırmalıyız. Sağlık hakkında hiç bir eğitimi olmayan, saçma sapan açıklamalar yapan başbakanı lütfen dinlemeyin. Dünyanın en büyük sağlık organizasyonları, bugün bir çok hastalığa çare bulmuş ve araştırmalar yapan dünyaca ünlü doktorlar bu aşının yapılması gerektiği konusunda hem fikirken, bir siyasinin gereksiz beyanatlarını dinlemek yersizdir. 

Özellikle kronik yani geçmeyen, iyileşmeyen ve hayat boyu sizinle devam edecek bir hastalık taşıyorsanız ( bağışıklık sistemi zayıflaması, astım, bronşit, kalp yetmezliği, şeker hastalığı, hipertansiyon ) hiç ama hiç düşünmeden acil şekilde aşı olmak gerekmektedir.

Önlemlerimizi aldıktan ve bol vitaminle beslendikten sonra, H1N1 çok da korkulması ve paranoya yapılması gereken bir hastalık değildir. Şu an bile binlerce kişi, hastalığı ayakta atlatmaktadır. 

Son olarak, hiç bir grip türünde, antibiyotik kullanılmaması gerektiğini tekrar hatırlatayım. Sakın ama sakın, grip olduğunuzda kendinize doktorluk yaparak, antibiyotik kullanmayın. Aksi taktirde, giderek güçlenerek kontrolden çıkan bakteriler sizi her 20 hastadan birinin öldüğü bir felakete götürebilir.

Sağlıklı günler dilerim...

 

domuz

 




Arama


Anket
Aduket Nedir?
  • Ülke İsmi     %2
  • Ryu Hareketi     %77
  • Bir Meyve İsmi     %2
  • Oryuken Gibi Bişey     %9
  • 2000 Yapımı Film     %10
Linkler

RSS

Valid XHTML 1.0 Transitional

Valid CSS!

sami guzel
bill adama

kara thrace

number 6 ( caprica )